|

Özel Öğrenme Güçlüğü

Özel Öğrenme Güçlüğü Tanımı

Özel öğrenme güçlüğü, okuma, yazma, matematik, dinleme, konuşma ve akıl yürütme gibi bir veya daha fazla alanda işlevselliğin bozulmasına yol açan, çocukluk çağının sık görülen gelişimsel ve nörobiyolojik bozukluğudur (APA, 2013).

Özel öğrenme güçlüğü dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ile matematik becerilerinin edinilmesinde ve kullanılmasında, homojen olmayan bir bozukluk grubunu gösteren, geneli kapsayan bir terimdir. Bu bozukluklar kişi için doğuştan olup bu zorlukların her yaşta görülebileceği kabul edilmektedir. Özel öğrenme güçlüğü duyusal ve duygusal zorluklar, zihinsel engel gibi engellenme ile kültürel farklılıklarla, uygunsuz eğitim ve özellikle çoğu zaman, dikkat eksikliği odaklanma bozukluğuyla görülebilir.

Özel Öğrenme Güçlüğü Tanı Ölçütleri

Tanı yapılabilmesi için, özel öğrenme güçlüğü semptomlarıyla alakalı öğretim uyarlamaları, tüm destek ile müdahalelere rağmen en az bir semptomun 6 ay süreyle gözlemlenmesi gerekmektedir. DSM-V’e göre (APA, 2013):

  • Eksik veya düşük hızla ve zorlanarak okuma, sık sık sözcükleri tahmin etme veya sözcükleri ifade etmede zorluk
  • Okunan parçasını anlamada zorluklar yaşama,
  • Yazmakla ilgili zorluklar yaşanması,
  • Yazılı ifadede zorluk çekme
  • Sayıları algılamada, sayı kavramlarını veya işlem yapmada zorluklar
  • Matematiksel düşünme becerisinde zorluklar,
  • Belirli bir akademik gerilik ve akranlarının gösterdiği performansın çok altında olma gibi ölçütler,

    Özel Öğrenme Güçlüğü göstergesi olarak kabul edilir.

Okuma Bozukluğu (Disleksi):

Okuma bozukluğu, yeterli zeka ve olanaklara rağmen edinilmiş okuma becerilerinde zorlukla karakterize bir nöro-bilişsel bozukluktur. Okul çağı çocuklarının %10’undan fazlasında ortaya çıkar ve sıklıkla kelime tanıma ve harf-ses fonoloji kodlamasında zayıflıkla karakterizedir. Okuma güçlüğü sorunları, otomatik sözcük tanıma güçlükleri, zayıf heceleme ve zayıf çözümleme becerileri olarak da nitelendirilmektedir. Diğer önemli güçlükler ise sözcük dağarcığının ve geçmişteki bilginin gelişmesine engel olabilecek düşük okuma deneyimi ile okuduğunu anlama problemlerini içerir.

Dislekside temel davranışsal özellikler:

  1. Yazılı dil oluşturma zorluğu
  2. Kötü yazı yazma
  3. Zayıf kısa süreli hafıza
  4. Zayıf zihinsel aritmetik
  5. Okumayı öğrenmede gecikme
  6. Harf-ses yazışmalarını anlamada bir gecikme veya eksiklik
  7. Kafiyeyi tanımada bazı ilk zorluklar
  8. Nesneleri adlandırmada ve kelime bulmada zorluk
  9. Sıralamaları öğrenmede zorluk (yılın ayları, bir görev sırası)
  10. Metin veya sözlü bilgileri öğrenmede yavaşlık

Yazılı Anlatım Bozukluğu (Disgrafi):

Yazılı anlatım bozukluğu el yazısı ve motor becerileri etkileyen bir öğrenme bozukluğu türüdür. Etkilenen alanlar okunaksız el yazısı, değişken boşluk bırakma, kağıt üzerinde uzaysal planlama eksikliği, zayıf heceleme becerisi, eşzamanlı düşünme yazma zayıflığı sonucunda yazı oluşturma zorluğu gibi alanlardır. Okul çağı çocuklarında prevalans %7-15 arasındadır ve erkek çocuklarda daha sık görülme eğilimindedir. Yazılı anlatım bozukluğu olan çocuklar, sınıfta yazma görevinde ya da tahtadan kopyalama sırasında güçlük yaşarlar.

Matematik Bozukluğu (Diskalkuli):

Matematik bozukluğu ya da diskalkuli, matematikte anlamlı düzeyde bozulma ile karakterize bir ÖÖG’dür ve kendini sayısal gerçeklere hakim olma, matematiksel muhakeme veya hesaplama becerilerindeki zorluklarla gösterir. Diskalkulideki matematiksel zorluklar bireyin kronolojik yaşına göre elde etmesi beklenen akademik seviyenin belirgin derecede altındadır. Spesifik zorluklara yönelik terapilere rağmen belirtiler en az 6 aydır devam etmektedir. Son olarak bu belirtiler zeka geriliğine, yetersiz eğitime veya duyusal kusurlara (duyma ve görme zorluğu) bağlı değildir.

Matematikte başarılı olma birçok nöro-gelişimsel fonksiyona bağlıdır ve bunlar:

  • Sayı algısı
  • Hesaplama ve matematiksel gerçekleri geri çağırma
  • Matematik dili
  • Kelime problemlerini anlamada yetersizlik
  • Görsel-uzaysal ve organizasyon becerileri

Tanısal Süreç

Özel Öğrenme Güçlüğü tanısında üç farklı kaynaktan bilgi edinilir.

  1. Öğrenmeyle ilgili problemin öyküsü (eğitim öyküsü)
  2. Sınıf gözlemleri
  3. Standardize psikometrik ölçümlerdeki performans düzeyi

Ayrıntılı Değerlendirme

Özel Öğrenme Güçlüğü’nün erken dönemde tanınması, öğrenmeyi artırmak ve sekonder duygusal problemleri engelleyebilmek açısından son derece önemlidir. ÖÖG genellikle çocuğun önemli kilometre taşlarında akranlarından geri kalması sonucunda fark edilir. Bu nedenle öğretmenler, rehber öğretmenler ve Rehberlik ve Araştırma Merkezleri bir çocuk ve ergen psikiyatristinin tanısal değerlendirmesi öncesinde sürece katılmış olur. ÖÖG’nde çocukların ayrıntılı değerlendirilmeleri ihtiyaç alanlarını belirleme ve eğitim hizmetlerine ulaşmayı sağlama açısından önemlidir. Değerlendirmede çocuğun güçlü ve zayıf yönleri tespit edilmelidir. Değerlendirmede okuma, yazma ve aritmetik temel becerileri ile ilgili ölçümler yapılmalıdır. Aynı zamanda çocuğun konuşma ve dil becerileri, dikkat süresi (örneğin; işleyen bellek, dürtü kontrolü vb.), birçok farklı kaynaktan bilgiyi alıp bütünleştirme kapasitesi ve motor becerilerin de değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca duygusal etmenler ve sosyal iletişim becerileri de gözden kaçırılmamalıdır.

KAYNAKÇA

Ekşi Sinir, G. (2020). Özel öğrenme güçlüğü tanısı almış ve almamış öğrencilerin problem çözme, dikkat becerileri ve yönetici işlevlerinin karşılaştırılması (Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü).

Gökten, E. S., & Duman, N. S. (2020). Şemsiye Bir Bozukluk: Özgül Öğrenme Bozukluğu. Turkish Journal of Child & Adolescent Mental Health27(3).

Özkan, S. (2023). Özel Öğrenme Güçlüğü Riski Taşıyan 60-72 Aylık Çocuklarda Erken Müdahale Programının Etkisinin Incelenmesi (Doktora Tezi, Marmara Üniversitesi (Türkiye)).

Ünlü, S. (2022). Özel öğrenme güçlüğü tanısı olan çocukların dinleme becerileri ile okuma becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Yüksek Lisans Tezi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü).

Similar Posts